Günümüz dijital çağında, bilgiye ulaşmak hiç olmadığı kadar kolay. Ancak bu kolaylık, beraberinde büyük bir tehlikeyi de getiriyor: bilgi kirliliği ve eleştirel düşünce eksikliği. Özellikle X ve Y kuşağı bireylerinin, sosyal medyada karşılaştıkları yapay zeka tarafından üretilmiş görselleri gerçek sanıp duygusal tepkiler vermesi, medya okuryazarlığının geldiği noktayı sorgulamamıza neden oluyor.
Özellikle Facebook gibi X ve Y kuşağının çoğunluğunun kullandığı platformlarda karşımıza çıkan, yapay zeka destekli görseller her geçen gün daha da gerçekçi hale geliyor. Bir çocuğun elinde kibritten kuşla ağladığı bir fotoğraf ya da yaşlı bir kadının gözyaşları içinde “kimse doğumgünümü kutlamadı” diye ağladığı fotoğraf gibi dramatik temalarla kurgulanan bu görseller, çoğunlukla hiçbir gerçekliğe dayanmıyor. Fakat yorumlara baktığımızda “Sil yavrum o gözyaşlarını”, “Kıyamam rabbim seni korusun”, “Bunu paylaşalım, herkes görsün” gibi ifadelerle dolu onlarca tepki görüyoruz. Üstelik bu yorumları yapanların büyük kısmı, dijitalleşmeye tanıklık etmiş X ve Y kuşağından bireyler.

Görsel: Gönül Dağı – Facebook
Burada asıl sorun teknolojinin gelişmesi değil; bu gelişime paralel olarak eleştirel bakışın gelişmemesi. Görselin kaynağı nedir, bir haber kuruluşu tarafından doğrulandı mı, üzerinde oynanmış mı? bu soruların neredeyse hiçbiri sorulmuyor. Görselin duygusal etkisi, içeriğin gerçekliğini gölgede bırakıyor.
Ne yazık ki medya okuryazarlığı sadece genç kuşakların meselesi değil. X ve Y kuşakları, zamanında gazete okuyan, haber izleyen bireylerdi. Fakat dijital dönüşüm, onları da bambaşka bir bilgi ekosistemine savurdu. Ve bu yeni sistemde, her paylaşım bir gerçek gibi algılanıyor.

Z Kuşağı: Bilgiye En Hızlı Ulaşan Kuşak
En dijital kuşak olarak anılan Z kuşağının %63’ü haber kaynağı olarak sosyal medyaya güveniyor. Ancak aynı kuşak sadece %15 oranında yerel haberlere ilgi gösteriyor. Dahası, yanlış bilgiyle günlük karşılaşma oranları %30 civarında. İlk bakışta düşük gibi görünüyor olabilir, ama bu oranla birlikte gelen düşük düzeltme refleksi %25 ve sadece %19’luk bağımsız dijital yetkinlik oranı, gerçekte neyle karşı karşıya olduğumuzu özetliyor: Bilgiye ulaşmak var ama süzgeç yok.
Y Kuşağı: Arada Kalmışlık Sendromu
Y kuşağı, %33’lük sosyal medyaya güven oranıyla Z kuşağından daha temkinli ama hala oldukça savunmasız. Yanlış bilgiyle günlük karşılaşma oranı %43 ve buna karşılık düzeltme yapma oranı sadece %20. Bu kuşağın dijital okuryazarlığı Z’ye göre biraz daha yüksek olsa da (%35), sorgulama refleksi hala zayıf diyebiliriz.
X Kuşağı: Deneyim Var, Direnç Yok
Facebook gibi platformlarda en sık karşılaştığımız X kuşağından bahsetmek gerekirse hayatlarının büyük bölümünde gazeteyle büyüyen, televizyonla haber alan bu kuşak, dijital dünyaya adapte olmakta büyük sorun yaşamış gibi görünüyor. %54’ü her gün yanlış bilgiyle karşılaşıyor ama sadece %15’i bu bilgilerin yanlış olduğunu farkedip düzeltme zahmetine giriyor. Sosyal medyaya güven oranı düşük olsa da, eleştirel refleksin düşüklüğü medya okuryazarlığında ciddi bir kırılmaya işaret ediyor.
Haber&Derleme: Berkay Kayahan
Kapak Görsel: Gönül Dağı
