Son dönemlerde diyetisyen randevusu almak yerine yapay zekadan diyet programı alanların sayısı giderek artıyor. Peki bu ne kadar sağlıklı? Bu sistemin arkasındaki algoritmalar insan bedenini ve ruh halini ne kadar anlayabilir? Bu soruları Diyetisyen Hacer Aras’a sorduk. Aras, yapay zekanın bu alandaki yeri ve sınırlarını samimi bir dille değerlendirdi.

Dyt. Hacer Aras – Nutrivina Sağlıklı Yaşam Merkezi
Hacer Aras, yapay zekadan alınan diyet programlarının sağlıklı olmadığını belirtiyor. Günümüzde birçok danışanın uzman desteği almadan doğrudan yapay zekaya yöneldiğini vurgulayan Aras, bunun doğru bir davranış olmadığını söylüyor. Çünkü bu tür programlar, kişiye özel gibi görünse de aslında sadece girilen temel bilgilerle oluşturulan genel kalıplara dayanıyor.
“Yapay zekaya boy, kilo, hastalık gibi bilgiler girildiğinde elbette bir şeyler çıkaracaktır” diyen Aras, bu sistemlerin kişiye gerçekten özel olmadığını ifade ediyor. Ona göre, bir insanı sadece verilerle değil, duygu ve davranışlarıyla da tanımak gerekiyor ve bunu ancak bir uzman yapabilir.
Bu Tarz Yapay Zeka Programları İnsan Sağlığına Zarar Verebilir mi?
Peki bu tarz yapay zeka programları insan sağlığına zarar verebilir mi? Aras’a göre bu olasılık oldukça yüksek. Danışanın fiziksel özellikleri kadar psikolojik durumu da önemli. “Duygularını anlayamayan bir sistemin sağlıklı bir program oluşturması mümkün değil” diyor ve ekliyor: “Şu an böyle bir vaka ile karşılaşmadım ama ileride bu sistemlerin yaygınlaşmasıyla karşılaşabileceğimizi düşünüyorum.”
Yapay zeka tarafından hazırlanan listelerin güvenilirliği konusunda da oldukça net bir görüşü var. “Gerçek uzman bilgisiyle hazırlanmış olduklarını düşünmüyorum” diyor. Çünkü bir diyetisyen olmak sadece bilgi değil; yıllar süren eğitim, staj ve birebir deneyim gerektiriyor.
Aras, yapay zekayla konuşmakla bir diyetisyenle görüşmek arasında çok büyük farklar olduğunu belirtiyor. Diyetisyenler danışanlarıyla zaman geçiriyor, onları tanıyor, bir güven ilişkisi kuruyor. “Biz empati kurabiliyoruz. Birlikte yol haritası çiziyoruz. Yapay zeka bunu yapamaz” diyor.
“Yapay Zeka Diyetisyenlerin Yerini Alamaz”
Yapay zekanın diyetisyenlerin yerini alabileceğini düşünmediğini söylüyor Aras. Tam tersine, içerik üretimi ve bilgi paylaşımı gibi alanlarda diyetisyenlerin işini kolaylaştırabileceğini ifade ediyor. Özellikle sosyal medyada sağlıklı tarifler ya da bilgilendirici içerikler üretmek için yardımcı bir araç olarak kullanılabileceğini düşünüyor.
Mobil uygulamalarda “kişiye özel diyet” vaatlerine de temkinli yaklaşıyor. Ona göre gerçek anlamda kişiye özel bir diyet, ancak detaylı bir tanıma sürecinin ve uzman değerlendirmesinin ardından mümkün olabilir. Yapay zekâ ise sadece simülasyon yapabiliyor; bu da çoğu zaman doğru sonuçlar vermiyor.
“Diyetisyenler Mesleklerine Sahip Çıkmalı”
Henüz yapay zeka listeleriyle gelen bir danışanla karşılaşmamış ama bu durumun gelecekte yaşanabileceğini öngörüyor. Ona göre, bu gelişmelere rağmen diyetisyenler mesleklerine sahip çıkmalı ve teknolojiyi kendi işlerini geliştirecek şekilde kullanmalılar.
Geleceğe dair değerlendirmesinde ise iki yönlü bir olasılıktan bahsediyor: “Bazı alanlarda diyetisyenlerle beraber çalışabilir ama kontrolsüz bir yaygınlık gösterirse rekabet oluşturması da mümkün.”
Son olarak, etik konulara da dikkat çekiyor. Yapay zekanın kişisel bilgilere ulaşma ve bu verileri analiz etme kapasitesinin, gizlilik ihlali gibi ciddi tehlikeleri beraberinde getirebileceğini söylüyor. Yanlış yönlendirme riskine karşı da uyarıyor: “Yapay zeka çok güçlü bir araç ama doğru kullanılmadığında zararı da büyük olabilir.”
Röportaj: Berkay Kayahan
Kapak Fotoğrafı: Berkay Kayahan
